Sitemizde Ara


  •  Dünya siyasetinde SHU değeri…
  • Bush'tan Castro'yla ilgili bir "acılı tarif"…

    ...Ve
  •  Buyurun, Deveciyan acısına…

    RAPORU HAZIRLAYANLAR:
    Azime Acar & Ender Bölükbaşı

    * * *

    Yazının başlığını 1 Temmuz günü Sabah Gazetesi'nin Pazar ekinde yayınlanan, Time'ın"acı biber" konulu araştırmasından aldık…

    Araştırmada diyor ki, acılığı ölçen SHU adı verilen bir birim

    Bizim acı kabul ettiğimiz biberler, 500 SHU ediyor… 
    Taylandlıların yemeklerde kullandığı acının oranı ise 100 bin SHU…

    Durun, daha bitmedi. 

    En son keşfedilen acı biberin SHU oranı ise 16 milyon… 
    200 bin SHU üzerinde acı yiyen birisi ya kör oluyor ya da terk-i hayat ediyor.

    Şimdi, niye bu başlığı attığımızın sadedine gelelim.

    Dedik ya, acının da acısı var.
    Medya kazasının da katmerlisi var.

    Fazlaca iç siyasete daldığımızdan olacak, dünyadaki medya kazalarına az yer verdiğimizi fark edip, geçen hafta başlattığımız dünya medya kazaları serisini tazeörneklerle sürdürüyoruz.

    Artık bir medya kazası "acılı tarifi" olan ABD Başkanı Bush, geçen hafta Küba lideriFidel Castro ile ilgili yaptığı bir konuşmada bunu sürdürdü.

    Newport'taki Naval War College'de konuşma yapan Bush, bir soruya cevap verirken,"Bir gün yüce Tanrım Fidel Castro'nun canını alacak" dedi.

    Bush'un bu "açık ve net" konuşması, "Herhalde Başkan, Castro'nun ölümünü dört gözle bekliyor" şeklinde yorumlandı.

    Ama gazeteciler, Başkan'ın ne demek istediğini, onu decode eden danışmanlarından birine sormak zorunda kaldılar. 

    Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü, Başkan'ın laflarına şu sözlerle açıklık getirdi;
    "Başkan kaçınılmaz bir akıbetten söz ediyordu." 

    SONUÇ:
    Herkesin bildiği bir "sır"rı olup olmadık yerde kullanmak, basit bir yorumdan öte, maksadı aşan bir durum yaratabilir.

    Başkan Bush da maksadını aşmak istemişti belli ki…

    O yüzden, gönlünden geçeni söyleyince, her ne kadar danışmanları "düzeltmeye"çabasalar da, dil yaresi kaçınılmaz oldu…

    Bush'un bu "gönlünden geçenin dil yaresine dönüşmesi" durumu bize 2006 Mayıs'ında Moskova'ya yaptığı resmi ziyaret sırasında, "Lenin'i ölü görmek çok güzel" diyen Meclis Başkanı Bülent Arınç'ı hatırlattı.

    O da, Lenin'le ilgili "dip duygusu"nu saklayamamış, bu sözleri Rus gazetecileresöylemişti… 

    Tabii ki, Rus gazeteciler bu sözleri Türk meslektaşlarına yetiştirmekte gecikmemişlerdi.


    DEVECİYAN'DAN 
    DEVE DİŞİ SÖZLER…


    OLAY YERİ: Fransa iç siyaset sahnesi
    OLAY:
    Fransa'nın Halk Hareketi için Birlik Partisi (UMP) milletvekili Patrick Deveciyan son seçimde, meclisteki sandalyesini kaptırdığı eski milletvekili Anne-Marie Comparini'den söz ederken "Salope" yani Türkçesi ile "Kaltak" deyimini kullanırken kameralarayakalanması, baltayı da taşa vurmasına yol açtı.

    Bush'un dil yaresi ağızda biraz acı bırakıyordu ama Deveciyan'ınki SHU değeriylemilyonlarla ifade edilebilir.

    Deveciyan'ın bu talihsiz sözleri, bir video paylaşım sitesinde yayınlanıp halka mal olunca,Halk Hareketi için Birlik Partisi içinde pek birlik olmadığı, milletvekili adaylarının birbirlerinin gözünü oymaya hevesli olduğu ortaya çıktı.

    Deveciyan vaziyeti kurtarmaya çalışıp, "özür" dilediğini açıkladı ama özellikle kadın meslektaşları tarafından yerden yere vuruldu.

    SONUÇ:
    Fransa'nın ilk Müslüman kadın Adalet Bakanı Rachida Dati ise, "Bırakın bir parlamentere, herhangi bir kadına böyle ağır hakarette bulunması affedilecek bir şey değildir" dedi.

    Dedik ya, acının da acısı var… 
    Bu da Deveciyan acısı…

    * * *

    Unutmayın… medya kazası can almaz… itibar alır…