Sitemizde Ara

  • Kaz Dağları'nın altını mı, yoksa Bakan mı kendi altını oyuyor, göreceğiz...
     
  •  Medyayı "ajan" ilan eden Bakan, medyada hassasiyet yarattı... Kaz Dağları geçen hafta köşe yazarlarının baş konusuydu...

    RAPORU HAZIRLAYANLAR:
    Azime Acar & Ender Bölükbaşı

    * * *

    Yıllardır söylerler ki, Türkiye'nin "altın"ı oyuyorlar.
    Bu mecaz Kaz Dağları'nda gerçek oldu.

    Aman sanmayın ki size "Türk'ün Türkten başka dostu yoktur" gibi içine kapanık bir kurt hikayesi anlatacağız...

    Niyetimiz öyle değil...

    Kaz Dağları'ndaki altın arama işi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'inmedya kazası işleyinceye kadar, çevreye duyarlı insanların yüreklerini burkan bir sıcak haberdi.

    Ama ne zaman ki Enerji BakanıKaz Dağları'nı savunanları "dış güçlere alet olmak"ve "ajanlıkla" suçladı, o zaman Kaz Dağları'nın bütün karaçamlarını da birlikte devirdi.

    Güler'in, sondaj çalışmalarının abartıldığını belirterek, "Bir bardağın çapı kadar aşağı iniliyor, numune alınıyor, toplamı bir metrekare bile yapmıyor" demesi, mühendis ve çevrecilerin ağızlarını açık bıraktı.

    Çünkü, her sondaj noktasına ulaşmak için ağaçlar kesilerek, yollar açılıyor, dahası sondaj çalışmaları sonrasında çıkan su ise arıtılmadan bölge derelerine bırakılıyordu.

    Hilmi Güler'in "Low profile" (dikkat çekmeme siyaseti ya da kamuoyunda yara alma olasılığını azaltmak amacıyla tevazu göstermek) görmek istediği olay, aslında yüksek profilli bir çevre felaketinin başlangıcı...

    SONUÇ:
    Homeros'un İlyada Destanı'nda "Bin pınarlı İda" diye sözettiği Kaz Dağları,Alpler'den sonra dünyanın en çok oksijen üreten ikinci dağı olarak biliniyor.

    Bakan Güler'in "düşük profilli" ve "çay bardağı altı" benzetmeleri, Kaz Dağları gibi bir doğa harikasına yapılacak en büyük haksızlık.

    Dahası, Bakanın, çevre duyarlılığını ajanlığa benzetmesine Bekir Coşkun, Hürriyet'te Pazar günkü köşesinde acı bir benzetme ile cevap vermiş.

    "Enerji Bakanı Kaz Dağları'nı savunanları dış güçlere alet olmak ve ajanlıkla suçladı. Oysa aynı saatlerde, müsteşar yardımcıları dahil, 30 bürokratını rüşvetle müteahhitlere çıkar sağlamaktan polis evlerinden topluyordu. İnsan dönüp kendine bakar." 

    Bakan, medya kazasıyla karışık açıklamasına gelen tepkilerle Kaz'ın ayağının öyle olmadığını ki (inşallah) anlamıştır.

    * * *

    Unutmayın… medya kazası can almaz… itibar alır…