Sitemizde Ara

  • Mahmut Hoca medyanın radarına, cemaatinin elleriyle nerede, nasıl yakalandı? 
     
  •  Milli voleybolcu kızımız HAYIR dememek için ne dedi ve nasıl medya kazası işledi?

    RAPORU HAZIRLAYANLAR:
    Azime Acar & Ender Bölükbaşı

    * * *

    "Dost başa düşman ayağa bakar" lafını, bu haftaki medya kazası raporumuz için kullanmayı isteriz ama çok uyar mı, ondan emin değiliz.

    Nakşibendi tarikatının radikal kollarından sayılan İsmailağa cemaatinin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu'nun Milliyet Gazetesi'nde yayınlanan bir fotoğrafı, gazetecinin nasıldetaya bakacağının açık bir kanıtı gibi.

    Fotoğrafa konu olan haber, İsmailağa cemaatinin liderinin Ekim ayından bu yana tedavi gördüğü merkezde ziyaret edilişini anlatıyor.

    Cemaat üyeleri, yaptıkları ziyareti cemaatin diğer üyelerine de duyurmak maksadıyla haberi itibarhaber.com adlı internet sitesine de koymuşlar.

    Haberin konuluş amacı, "Mahmut Hoca'nın sağlık durumunun gayet iyi olduğunu"duyurmak.

    Ama konulan fotoğraftaki bir detay, tabi ki gazetecinin dikkatini çekmiş ve mercek altına alıp BÜYÜTMÜŞ.

    Mahmut Hoca'nın egzersiz yaparken çekilmiş fotoğrafında giydiği spor ayakkabılarınNike olması cımbızlanmış.

    Milliyet Gazetesi Pazar günkü sayısında "Mahmut Hoca'nın Nike merakı" diye başlığı da atıvemiş.

    Cemaatiçi haberleşme kanalı bir anda gazetecinin radarına yakalanmış.

    Dahası itibarhaber.com'daki ziyarete ilişkin haber ve ifadeler de hiç kesintisizyayınlanmış. Bakın ziyaret nasıl anlatılıyor;

    "Efendi hazretlerinin davetine icabet etmek için Çavuşbaşı'na gittik. Bekleme salonunda diğer ihvanımızla (yakın dostlar) tanışarak, derin bir muhabbete daldık. Bir an kendimden utanıyor ve bu Allah dostunun vaktinden çaldığım için ahirette vereceğim hesabı düşünüyordum. Artık o heyecanlı an gelmişti. Ve Mahmut Efendi'yi görebilmek için buyur ettiler. Kendilerinin egzersiz yapma saatine denk geldiğimiz için bir köşede sakince izlemeye başladık. Ve heybetinin tesiri altında kalarak, soracak sorularımızı dahi unutur olduk. Sürekli efendinin hizmetinde olan Mustafa Sultanoğlu bizi motive edip, rahatlamamızı sağladı."

    SONUÇ:
    Mahmut Ustaosmanoğlu gibi medyanın radarına hiç ummadığı biçimde yakalanma hikayelerinden diğeri ise Voleybol Milli Takımı'nın gözde oyuncusu Elif Ağca'yla ilgiliydi.

    Transfer olduğu Fransız takımı RC Cannes 2008 takvimi için verdiği pozla dikkat çeken milli oyuncu, Vatan Gazetesi'nden Gülşen Yüksel ile yaptığı söyleşide öyle bir ifade kullandı ki, kullandığı ifadeyi kendisi sonradan okuduğunda o da şaşmıştır sanırız.

    Gülşen Yüksel "Giyeceğin kıyafeti, vereceğin pozu sen mi seçtin?" diye soruyorElif Ağca'ya.

    Elif Ağca cevaplıyor;

    "Normalde öyle bir şey yok. Bana kumların içinde çırılçıplak üstten çekeceklerini söylediler. Ellerimle göğüslerimi kapatıp, yerden yukarı objektife bakacakmışım. Onlara Türkiye'den geldiğimi söyleyince hemen panik oldular. Böyle bir pozun Türkiye'de olumsuz tepkiler getireceğini söyledim. 'Beni içeriye almazlar, sınırdışı ederler' dedim."

    Elif Ağca, bu sözleriyle öyle bir medya kazası işliyordu ki, medya belki bu masumhaneaçıklamasını çok kaşıyıp, büyütmedi. Elif Ağca, fotoğrafçılara doğrudan "Hayır" demek yerine ülkesindeki durumu olduğundan farklı göstermeyi yeğlemişti. 

    Türkiye'de Elif Ağca'nın pozunun çok daha cüretkarlarını veren onlarca isim var ve sınırdışı edilmiyor. 

    Aynı röportajda Elif Ağca"Türkler burada iyi karşılanmıyor, çok önyargılı davranıyorlar" diyor ve kendisi de önyargıya katkıda bulunuyor, farkında olmadan...

    * * *

    Unutmayın… medya kazası can almaz… itibar alır…