Sitemizde Ara


  • MHP'nin ağrıyan "sol ayağı"…
  • Buz yapayım derken su yapan Rahşan Ecevit…
  • Tokatlı Zeyid'in hız limiti takıntısı…
    Ve
  • BBC'nin haber gafı…

    RAPORU HAZIRLAYANLAR:
    Azime Acar & Ender Bölükbaşı

    * * *

    Yazılarımızın arşivine bakınca gördük ki AKP'ye fazlasıyla çatmışız…

    İktidarda olduklarından, doğal olarak fazlasıyla medya kazası işliyorlar… 
    Gerçi Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, bu haftasonu Kastamonu'daki konuşması baştan sona medya kazasıyla dolu ama biz bu hafta muhalefet cephesine bakmaya karar verdik… 
    Çünkü, muhalefet cephesindekilerin de onlardan aşağı kalır yanı yok… 

    Beşiktaş'ın Çarşı Grubu'nun bir sloganı vardır, hatırlarsınız;
    "Karşıyız karşı, kendimize de karşı"...
    Biz bunun siyaset dünyasındaki karşılığını içten benimsedik… O yüzden, ister istemez muhalefet tarafındakilerin de karşısında olup, onların medya adına yaptıkları kazalara değinelim, dedik…

    Kaza raporundaki birinci muhalefet partisi MHP… 

    MHP'nin kurucusu Alpaslan Türkeş'in "evladım" dediği, bir dönem ülkücü gençliğinsembol ismi olan Ozan ArifMHP'nin hiç alışık olmadığı, siyasi genetiğinde yer almayan bir "solcu" eleştiri hastalığına tutulunca, MHP'nin şimdiki kadrosu tarafından adeta hainilan edildi… 

    Ozan ArifMHP'nin resmi yayın organı Ortadoğu Gazetesi'nde hakkında çıkan yazılara şaşırıp kalmış...
    Tempo Dergisi'nin bu haftaki sayısında, Tutkun Akbaş'ın röportajında, yeni çıkan kaseti"Ak mı Kara mı"yı anlatırken Arif"Bahçeli'ye ülkücü olarak zerre kadar muhabbet duymuyorum" demekten çekinmiyor…

    MHP, parti içi gelenek olarak pek öyle muhalefete alışık bir yapı değil, ister istemez bu"solcu" çıkışa içerlemiş ki Ozan Arif'i Bahçeli'nin danışmanları yerden yere vuran yazılar yazmışlar… 
    Ozan Arif, şaşırmış ama kızmamış… 
    "Yazılan yazıları nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna şöyle cevap veriyor;
    "Vallahi değerlendirmeye gerek görmüyorum. Yokluk, delikanlılığı bozar derler. Türkiye'nin bu ekonomik şartlarında bu çocuklar bulmuşlar bir kapı… Verilen talimata göre yazıyorlar, çiziyorlar, alıyorlar harçlıklarını…"

    SONUÇ:
    Anlaşılan MHP'nin "sol ayağı" hep ağrıyıp duracak…


    BUZ YERİNE SU YAPAN…

    ÖRNEK OLAY 1
    OLAY YERİ: Ankara… Parti genel merkezleri…
    OLAY:
    Gelelim, parti içi muhalefete asla tahammülü olmayan ikinci parti DSP'ye… 
    Her nasılsa adı "sol" ile anılan DSP'den ve de Onursal Başkan Bülent Ecevit'in eşiRahşan Ecevit'ten söz ediyoruz…
    Yani, Rahşan hanımın, "nafile" turları üzerine yaptığı medya kazası ve sonrasındamuhalefeti de dağıtmasından bahsediyoruz…

    Rahşan EcevitAKP'ye karşı bir "kutsal ittifak" oluşturmak amacıyla 15 gün önce ölüm döşeğindeki eşi Bülent Ecevit'ten icazet aldığını söyleyerek, muhalefet partileri liderleriyle görüşmelere başladı… 

    Bu görüşmeler sırasındaki üslubu ve çabaları, başta DYP olmak üzere sağdaki partilerin, sonrasında da CHP'nin tepkisini çekti…
    Çünkü, Rahşan EcevitAKP'yi tümüyle rejim düşmanı ilan ediyor ve iktidardaki bir partiye belki de hak etmediği ithamlarda bulunuyordu… 

    Nitekim, DYP Başkanı Mehmet Ağar, sonunda patladı, "Ben bunlara katılmıyorum. AKP'nin rejim düşmanı olduğu nereden belli, bir sonraki seçimde belki de yüzde 40 oy alacaklar, o zaman ülkenin yüzde 40'ını rejim karşıtı diye mi nitelendireceksiniz" diyerek, Rahşan Ecevit'in turlarını nafile hale getirdi…

    SONUÇ:
    Sonuçta, MHP Rahşan hanıma randevu bile vermedi…
    Üstelik, Baykal'ın "Biz sağdaki partilere de açığız" yaklaşımı, DYP ve MHPtarafından açıkça reddedildi…
    Yani, Rahşan hanım "buz yapayım derken, su yaptı"…

    Bizim de aklımıza, Selda'nın "Sağ yanımda yara var, sol yana dönder beni"türküsünü düşürdü… Nedense….


    FAZLA HIZ İYİ DEĞİL…
    HER ANLAMDA…


    ÖRNEK OLAY 2
    OLAY YERİ: Ankara…
    OLAY:
    AKP Tokat milletvekili Zeyid Aslan, Türkiye'nin sanki tek limit sorunu otoyollardaki 90 km.'lik hız limitiymiş gibi, bu limitin artırılmasını istedi… 
    Üstelik, kendi kendini ihbar ederek… 
    Medya kazası üzerine, bir de iletişim kazası işledi…
    Nasıl mı?

    Bakın şöyle oldu…
    Hürriyet Gazetesi muhabiri Şehriban Oğhan'a röportaj veren Tokatlı Zeyid Aslan, Türkiye'de 300 km. kadranlı araçlar üretildiğine (!) işaret ederek, "Bu limit, bu kadar duble yol ve otobana az geliyor. Dışarıda trafik canavarı gibi görülebilirik (Tokat vurgusu)… Ama değilim. Hız dışında tüm trafik kurallarına uyarım" dedi… 
    Hız sanki en önemli trafik kuralı değilmiş gibi…

    Zeyid Aslan, 2.5 saatte İstanbul'a gitmekle övünerek, şimdilik trafik kazası değil ama medya kazasının alasını yapıyor…

    SONUÇ:
    "Kadın sürücünün yanında oturmam, kadınların çoğu kötü araba kullanıyor"diyerek, kadınlardan aldığı oyların da hakkını (!) veriyor doğrusu…

    Zeyid Aslan'ı oy aldığı Tokatlı kadınlara havale ediyoruz…


    BBC'NİN BÜYÜK GAFI…

    ÖRNEK OLAY 3
    OLAY YERİ: BBC TV / İngiltere
    OLAY:
    İngiliz Resmi kuruluşu BBC'nin haber sunucusu Natasha Kaplinsky, öyle bir medya kazası işledi ki BBC'nin "doğru haber vermedeki ünü" belki sarsılmadı ama metalik parlak boyasında çizikler oluştu…

    Natasha"Almanya Dünya Kupası'ndan elendi" diye erken bir anons yapınca, Almanları pek sevmeyen İngiltere sevinçten ayağa kalktı… 

    Ancak, sunucuya yönetmenden birkaç dakika sonra uyarı geldi…
    Natasha, yaptığı bu gafı düzeltti ve "Affedersiniz, haber hiç de böyle değil" diyerek, Almanya'nın yarı finale çıktığını istemese de duyurmak zorunda kaldı…

    SONUÇ:
    Kuşkusuz, Natasha gönlünden geçenin diline yanlış yansıması hastalığına tutulan en son kişi olmayacak… Zira, bu türden medya kazaları, mesleğin ve insanın doğası gereği kaçınılmaz…

    * * *

    Unutmayın… medya kazası can almaz… itibar alır…