Sitemizde Ara


  •  Mızrağı çuvala sokmaya çabalayınca…
  • Ahmet Genç'le Kim Yong İl bağlantısı…
  •  Bir harf nelere bedel?

    ...Ve
  • Ayağında Kundura ile Britney Spears'ın öğrettikleri…

    RAPORU HAZIRLAYANLAR:
    Azime Acar & Ender Bölükbaşı

    * * *

    Bilgisayar sürçmesi tanımını niye yaptık? 

    Eyüp Belediye Başkanı Ahmet Genç'in Piyerloti Tepesi'nin adını Eyüp Sultan diye değiştirmeye kalkıp, dahası dağa taşa kendi adını verdirmesinin ardından yaptığı açıklamalar bize bu başlığı attırdı…

    Ahmet Genç olayın patlak vermesinin hemen ardından zincirleme medya kazası kıvamında açıklamalar yaptı. 

    Sokak isimlerini değiştirenlere "Kim bu dangalak?" diyen Ahmet GençSabahGazetesi'nden Savaş Ay'a verdiği demeçte, "dangalak" dediğini doğruladı.

    Ve, "Türkiye İstatistik Kurumu il sorumlusunu, istatistik memurlarını çağırdım. Tepeden tırnağa ettim edeceğim lafları. Dangalak bir tane değilmiş ki, edepli adam olmasam bozacağım ağzımı" diyerek edep sınırlarının kendince Misak-ı Milli'sini de çizmiş oldu.

    Büyükşehir Belediyesi baktı ki Ahmet Genç'in açıklamaları medya faciasına doğru yol alıyor, olaya el koyup Eyüp'teki cadde ve sokak isimlerinin neden değiştirildiğini kendi üslubuyla açıkladı. 

    Meğer olay dil sürçmesi değil, bilgisayar sürçmesiymiş…

    Büyükşehir Belediyesi'nin açıklamasında şöyle deniyor; 

    "Bazı sokaklara 'Ergenç', 'Figenç', 'Gezegenç' vb. isimleri verilmemiştir. Eyüp İlçesi'nde bulunan 'Genç Osman' sokak adının, sokak isimler tablosunda 'Gen Osman' olarak yer aldığı fark edilerek, yanlışın 'Gen'in sonuna (ç) ekle' komutuyla düzeltilmesi amaçlanmıştır. 2 bin civarında sokak isminin yer aldığı tabloda sadece 'Genç Osman' sokağı için yapılan bu işlem, 'Gen' sözcüğünün yer aldığı 'Ergen', 'Figen', 'Gezegen', 'Özgen', 'Gürgen' isimlerinde de değişikliğe yol açmıştır."

    SONUÇ:
    Öyle ya da böyle, dağa taşa "genç" kelimesinin konması bize geçen hafta doğum günü büyük şenliklerle kutlanan Kuzey Kore lideri Kim Yong İl'i hatırlattı. 

    İktidar sahiplerinin kendi isimlerine olan merakı Kuzey Kore'de "Şeyh uçmaz, mürit uçurur" noktasına kadar gitmiş…

    Kim Yong İl için "Doğduğunda dağın üzerinde çifte gök kuşağı belirdi. 23 yaşına gelmeden opera besteledi, film çekti. Doğum günlerinde güneş çok parlak oluyor. Gittiği her yerde çiçekler açıyor…" türünden akıllara zarar övgüler, inşallahAhmet Genç için bir referans olmaz….

    Yoksa vay halimize…


    BİR HARFİN ETTİKLERİ…

    OLAY YERİ: Mersin-Medya hattı
    OLAY:
    Mersin'deki Kuvayi Milliye Derneği Genel Başkanı Mehmet Fikri Karadağ'ın oyuncaksilaha ve Kuran'a el basıp, "Türkoğlu Türk olmak""soyunda dönmelik olmamak"gibi kavramlara yemin ettirmesiyle Türkiye yeni bir "hoppalaa" vakasıyla daha karşı karşıya kaldı.

    Fikri KaradağTempo Dergisi'nde Rıdvan Akar'ın köşesinde, "Bayrak mı rahatsız ediyor, Kuran-ı Kerim mi rahatsız ediyor? Oyuncak silah temsili konulmuş bir şey" diyor.

    "Anlaşılan silah rahatsız ediyor" denince "Etmesin. Bizim silahla uzaktan yakından alakamız yok" cevabını veriyor.

    Ardından gelen "Neden koydunuz silahı o zaman oraya?" sorusuna verdiği "Silah oradaki insanların, Türk köylüsünün kutsalıdır. Yani temsilen oyuncak silah koyduk oraya biz. Çoluk çocuk gördü diyorlar. Hepsi yalandır, Kuran-ı Kerim'in yanına usulca koyduk ve aldık" cevabıyla, arka arkaya medya kazası işlediğinin farkında bile değildi.

    Dahası, "Dönmelikten kastınız ne?" sorusuna cevap verirken de durumu kurtarmayaçalıştı ama hem kendi kafasını hem bizimkini daha da karıştırdı…

    "Soyunda dönme olmayan, Müslüman olmuş, bu milletin dünyaya yaptığı seferlerde görev almış, fakat Hıristiyan olmuşsun, Musevi olmuşsun, milletine ihanet etmişsin, onunla bununla işbirliği yapmışsın, dinini değiştirmiş, milletini satmış, dönmüş olanlar bunlardır. Dönmemiş dönme soyunda dönme olmayan milletine ihanet etmemiş, Allah'ına ihanet etmemiş adam gibi adamdır."

    SONUÇ:
    Mehmet Fikri Karadağ'ın bu konuşmaları medyada yer alırken, bir harf hatası da medyanın medya kazasına yol açtı. 

    Karadağ'ın başkanı olduğu derneğin adı Kuvayi Milliye Derneği
    Oysa, haberlerde bir başka dernekle, internette yoğun faaliyetleri olan Kuvva-i Milliye Derneği'yle ve onun başkanıyla karıştırıldı. Üstelik haberlerde verilen internet adreside bir başka kuvvacı gruba aitti.

    Böylece bir kuvvacının çıkışı, bütün kuvvacıları etkiledi…


    AYAĞINDA KUNDURA…

    OLAY YERİ: Denizli Pamukkale travertenleri
    OLAY:
    Pamukkale'nin dünyaca ünlü travertenlerinin doğal dokusuna zarar verdiği gerekçesiyle ayakkabı ile gezilmesini yasaklayan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kendi koyduğu yasağı yine kendisi deldi.

    Kurulun yedi üyesinin incelemeler sırasında ayakkabılarıyla travertenler üzerinde dolaşması Doğan Haber Ajansı muhabiri Ramazan Çetin'in gözünden kaçmadı…

    Hürriyet Gazetesi'nin Pazar günkü sayısında yayınlanan fotoğrafta, koruma kurulu üyeleri,Denizli Valisi Hasan Canpolat ve erkanının da bulunduğu kalabalık bir heyetin bembeyaz travertenler üzerinde, laciler içindeki, ciddi surat ifadeleriyle dolaşmaları yer aldı.

    SONUÇ:
    Kurul üyeleri yaptıkları gafın farkına varıp, "Bizimkisi kısa inceleme gezisi. Travertenlere zarar vermez" deyince, mızrak çuvala sığmadı ve çuval yırtıldı.

    Bu hafta anlattığımız üç medya kazasının kıssadan hissesi şu: 
    Bir krizle medyanın gündemine geldiyseniz, yeni medya kazaları işleme olasılığınız da çok yüksektir.

    Ya akıllıca konuşursunuz ya da ya da pop yıldızı Britney Spears gibi kafanızı kazıtıp, krizi daha da derinleştirirsiniz…

    * * *

    Unutmayın… medya kazası can almaz… itibar alır…