Sitemizde Ara

  • RTÜKtereciye tere sattı… Ama elinde tere yoktu…
     
  • RTÜKhaberin ne olduğunu açıkladı… Hem de gazetecilere…

    ... Ve,
  • Dumanı üstünde habercilik geliyor, haberiniz olsun…

    RAPORU HAZIRLAYANLAR:
    Azime Acar & Ender Bölükbaşı

    * * *

    Bir son dakika haberiyle haftalık yazımıza başlıyoruz…

    RTÜK yani Radyo Televizyon Üst Kurulu'ndan sonra şimdi de Basın Üst Denetim Kurulu yani BÜDK geliyor.

    Televizyonlar üzerindeki denetiminin keskin kılıcı haline gelen RTÜK türü düzenlemeler öylesine "başarılı" oldu ki, iktidarın aklına şimdi de "Acaba bu gazeteler nasıl zapt-ı rapt altına alınır" sorusu düştü anlaşılan.

    Öneri de deneyimli gazeteci ve yazar Fatih Altaylı'dan geldi. AltaylıBÜDK gibi bir formülün yasa tasarısı halinde yakında Meclis'e getirileceğinin falına baktı.

    Fatih Altaylı'nın şaka yollu önerdiği BÜDK gibi basını GÜDÜK hale getirecek bir formül tutar mı, tutmaz mı bilinmez. Ama, RTÜK, geçen hafta gazetecilere gazetecilik dersivermeye kalkışınca bir medya kazasına imzasını atmış oldu.

    Akşam Gazetesi'nde, 19 Şubat günü manşetten yayınlanan "RTÜK'ün içki nöbeti"haberinde, 'RTÜK İzleme ve Değerlendirme Dairesi'nin reytingi yüksek yerli dizileri tek tek incelemeye aldığı ve hangi yerli dizide içkili sahnelerin kaç dakika ekranda kaldığının not edildiği bir rapor' açıklandı.

    Haberde, hazırlanan raporda bu dizilerdeki içki sahnelerinin yayın ihlali taşıdığıbelirtiliyor. Haber içinde bir de yorum yapılarak, bu içki çetelesinin RTÜK'ün tartışmalara yol açan ve içki sahnelerini yasaklamayı öngören yeni kanun tasarısının ön hazırlığı niteliğinde olduğu belirtiliyor.

    Ve, raporla kanun tasarısı arasında mantıksal ilişki kurularak, "içki içmenin olumlu anlatıldığı" sahnelerin cezalandırılacağı hükmünün yeni tasarıya eklendiği vurgulanıyor.

    Akşam gazetesinde bu haberin yer aldığı günün akşamüstü RTÜK alelacele bir açıklama yayınlayarak, haberi yalandı.

    Yalanlamakla da kalmadı, açıklamalarında pek görülmeyen türden bir gazetecilik derside vermeye kalktı.

    RTÜK'ün haberi yalanlama amacı raporun, gerçekliğine, yani böyle bir raporun olup olmamasına ilişkin değil. Tam tersi RTÜK böyle bir raporun 2006 yılında tanzim edildiğinionaylıyor

    Ama itirazı şuna.
    Bu raporun yasa taslağı ile ilgili çalışmalarda değerlendirmeye alınmış olduğunu inkarediyor. Açıklamada şöyle deniyor;

    "Bu gerçek dikkatli okurlar tarafından kolayca anlaşılabilir. Çünkü, raporda yer alan habere konu edilen dizi filmlerden üçü, Ihlamurlar Altında, Karınca Yuvası, Yabancı Damat sona ermiştir. Yine dikkatli okurlar, devam eden dizilere ait diyalogların eski bölümlere ait olduğunu hemen fark edeceklerdir."

    RTÜK'ün açıklamasını medya kazasına dönüştüren cümleler ise gazetecilik dersivermeye kalkıştığında iyice çığrından çıkıyor;

    "Bir olayın haber olması için, öncelikle yeni ve olağandışı olması gerekir. Ayrıca haber olarak sunulan olayın doğru olması şarttır. 

    Haber, 5N 1K formülüyle özetlenen; ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden ve kim sorularının yanıtlarını eksiksiz olarak taşır. 

    Bu bilgiler ışığında söz konusu gazete haberi değerlendirildiğinde öncelikle habere konu olan olay -rapor hazırlanması- 2006 yılında gerçekleştiğinden, haberin yeni olmadığı söylenebilir. 

    2006 yılında hazırlanan bir raporla, 2008 yılında Bakanlar Kurulu'na sunulan bir yasa taslağı arasında neden sonuç ilişkisi kurulması da haberi 
    'doğruluk' unsuru açısından sakatlamaktadır."

    RTÜK, bir olayın yeni olmasının haber değeri taşımasının ana unsuru olduğunu iddia ediyor. Gazetecilikteki 5N 1K kuralına atıfta bulunuyor ama gazetecilere, geçmişte yaşanan ve yeni ortaya çıkan bir "skandal"ın nasıl ola ki haber değeri taşımayacağına ilişkin mantıklı bir açıklama da getiremiyor.

    Düşünün, on yıl önce meydana gelmiş ama yeni ortaya çıkmış bir gelişme RTÜK'e görehaber değeri taşımıyor… Çünkü yeni değil… İllaki yeni olacak…


    SONUÇ:
    Haberi dumanı üstünde tüten poğaça gibi gören RTÜK, 2006 yılındaki bir raporun yazılmasına neden olan zihniyetin bugün yasaya taşınmış olabileceğine ilişkin illiyet bağıkurulmasına ise nedense karşı çıkıyor.

    Oysa gazeteci, zaten bu illiyet bağını kurmakla kendini sorumlu hisseden kişidir.

    Bu içki çetelesi zihniyetinin yasa tasarısında etkili olmadığını düşünmek ise ancak safdillik olur.

    Örnekleri çoğaltmak mümkün… 

    RTÜK'e göre, yine geçen hafta yayınlanan CIA belgelerine göre 12 Mart Muhtırasıhaberleri "çok eski"… Eski olduğu için de haber sayılmaz.


    Yani Vatan Gazetesi, geçen hafta sayfalarını haber olmayan şeylerle doldurmuş.

    RTÜK'ün gerçekte de gazetecilik dersi vermesi için anlaşılan çok fırın dumanı üstünde poğaça yemesi gerekiyor…

    * * *

    Unutmayın… medya kazası can almaz… itibar alır…