Sitemizde Ara

  •  Medyanın ekmek arası konusu; arılar... 
    Arılar bal yaparken, İstanbul Milli Eğitim Müdürü ne yapar?
     
  •  Türkülere alkolmetre testi yapıldı, kaç promil çıktı? 
    En yüksek alkollü türkü hangisi?

    ... Ve,
  • Berlusconi öyle bir laf etti ki, partisi kapatılırsa vallahi şaşırmayacağız…

    RAPORU HAZIRLAYANLAR:
    Azime Acar & Ender Bölükbaşı

    * * *

    AKP'yi kapatma davası siyasetin şakülünü öyle bir kaydırıp, ortalığı toz duman eyledi ki, demeç üzerine demeç veriliyor, yorum üzerine yorum yapılıyor...

    Yazının ana konusuna geçmeden önce, gözümüze çarpan en ilginç yorumlardan birisini,ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras'tan aktarıyoruz. 

    AKP için "kendine müslüman ve kendine demokrat" ifadesini kullanan Uras,"Umarım bu süreçten ders alınır" dedi.

    Ama, bizim ders konumuz bu hafta arılar...

    Arıların yetenekleri ve hassas burunları, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ata Özer'inZihni Sinir benzeri parlak proce(!)sine konu olunca, Ata Özer'i medya adeta ekmek arası yaptı.

    Özer'in parlak projesi, okullarda uyuşturucu kullanan çocukların, arıların hassas burunlarıyla tespit edilmesine dayanıyor. Arılar, bunun için önce uyuşturucuya alıştırılıyor, sonra öğrencilerin üzerine salınıyor.

    Özer, her tarafından medya kazası kokan projesini ballandıra ballandıra anlatınca,medyanın hassas burunları da arıların peşine düştü.

    Medya, "Bu arılar ne ola ki, biz sadece bal yaptığını biliyorduk, bir de böyle yetenekleri mi varmış" diye, sayfalarında çarşaf çarşaf arı üzerine çeşitlemeler ve görüşler yayınladı.

    Ortaya çıkan manzara şu;
  •  Arıların kokulara duyarlı olduğu herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. 
  •  Türü işçi arı olanlar, ancak dört-beş hafta yaşayabiliyor. 
  •  Dahası, arılar uyuşturucu bağımlısı bile olsalar parfüm kokusuna daha duyarlılar. 

    Yani, parfüm kullanan bir çocuğun üzerinde arı görüldüğünde, uyuşturucu kullanmakla mı suçlanacağı sorusu, belli ki Milli Eğitim Müdürü'nün aklına gelmemiş.

    Özel Yaşar Cimilli Coşkun İlköğretim Okulu 7. sınıfından iki öğrencinin tez konusuolan bu arı cinliği projesi, Ata Özer'i çok etkilemişe benziyor.

    "Olur mu olur" deyip, işin içine girmiş ama işin sosyal sonuçları üzerine arı gibiçalışmamış, arıların kış uykusuna yatmaları ve okulların da kışın açık olduğu gerçeğini nedense unutuvermiş.

    Milli Eğitim Müdürüİstanbul Narkotik'ten bu konuda denemeler yapmak için resmi yazı ile "uyuşturucu madde" bile istemiş. Resmen kendini bu işe adamış ama Narkotik, belli ki işi ciddiye almayıp, "İçişleri Bakanlığı'ndan kağıt getir" demeye getirmiş.

    Haberlere göre, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik bile Özer ile ilgili sorulan soruları"Herhalde şaka yapıyor" diye geçiştirip, kapı arkasında ise müdürü fırçalamış.

    Aziz Nesin'in, yine onun gibi mizah yüklü oğlu Ahmet NesinParis'ten Milliyet köşe yazarı Melih Aşık'a gönderdiği e-postada Ata Özer'e haklı olarak bir soru soruyor.;

    "Çocuklar, test sırasında arılardan birisini öldürürse,
    devlet görevlisini öldürmek suçundan hüküm giymez mi?"



    SONUÇ:
    Hüküm giyer mi giymez mi orasını bilemeyiz. 

    Ama, Makedonya'da bir ayı "bal" çaldığı için mahkemede hırsızlıktan suçlu bulundu. Herkesin haberi olsun. 

    Dahası ayının para cezasını da devlet ödüyor.

    Medya yok ayıyla, yok arıyla uğraşırken, gazete sayfalarındaki küçük bir haber gözden kaçmasın isteriz.

    Milliyet'in Pazar günü orta sayfadan verdiği habere göre, Sağlık Bakanlığı, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla, Ankara'da doktorlardan oluşan bir koro ile konser düzenledi. 

    Buraya kadar tamam.

    Ama, konserde seslendirilen Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği parçalarının içinden alkol ayıklaması yapıldı. 

    Yüzyılların türküleri ve eserleri resmen alete üflettirilippromillerine bakıldı.

    İçlerinde geçen şarapsarhoş ve şarapçı gibi ifadeler ayıklandı.

    Evlerinin önü mermer döşeli türküsündeki, "Sarhoşlar geliyor, eli şişeli" dizesi,"Doktorlar geliyor, eli şişeli" olarak değiştirildi

    Muhtemelen doktorların elindeki şişe şarap değil, serum şişesi olarak algılanmalı diye düşünüyoruz, öyle anlıyoruz.

    Dahası, Aşık Mahsuni Şerif'in "Kanadım değdi sevdaya" türküsündeki, "İçmişim sarhoşum dünden / Bayram eyledim bugünden / Aşıkların köprüsünden / Döndüm döndüm geçemedim" bölümü tamamen çıkarıldı. 

    Muhafazakarlaşmaya bir diğer örnek de bu kez bizden değil, İtalya'dan.

    İtalya'nın sağcı siyasi lideri Berlusconi, bir televizyon programında "İtalyan gençler parasızlıktan evlenemiyor, bunu nasıl çözeceksiniz?" sorusunu yönelten genç ve güzel İtalyan kıza, "Genç kızlarımıza bir baba olarak şu tavsiyeyi vermek istiyorum. Benim oğlum gibi mali problemleri olmayan bir bekar erkek bulsunlar ve onunla evlensinler" dedi ve konuşmasını şöyle tamamladı: "Bu güzel gülüşünle sen de kolayca böyle birini bulabilirsin".

    Berlusconi'nin partisi Forza İtalia'ya, acaba bu söz üzerine kapatma davası açılır mı bilemiyoruz. 
    Arıları mı sorsak, ne dersiniz?

    * * *

    Unutmayın… medya kazası can almaz… itibar alır…