Sitemizde Ara

  • Biz işçinin "borçlu" olmayanını severiz!
  • Taş Kömür genelgesinin "zamanlama" faciası
  • Vali Bey’den medyaya "ayar" çabası



RAPORU HAZIRLAYANLAR:
Azime Acar & Ender Bölükbaşı



“İşçiler, olmasa iş kazaları olmaz” düz mantığı geldi gene ayağımıza dolandı.
 
Bu “düz” mantığı genelgeye döken ise Türkiye Taş Kömürü Kurumu (TTK) Genel Müdürü Burhan İnal.

7 Ocak Pazartesi günü Zonguldak Kozlu’da 8 işçinin öldüğü maden kazasının üstünden daha üç, beş gün bile geçmeden TTK Genel Müdürü Burhan İnal’ın açıkladığı genelgenin ana fikri şöyle;

Borçlu ve hacizli işçiler bir yıla kadar borçlarını ödeyemezlerse işten atılacaklar.

Bu “garip” genelgenin dayandığı sebep ise “işçilerin borçlu oldukları için işlerine odaklanamamaları” ve bu durumun iş kazalarına “davetiye” çıkarması.


Sekiz işçiden üçünün cenazesine bile henüz ulaşılamadığı saatlerde açıklanan ve “icralık işçilerin işten çıkarılmasının” akıllıca bir çözüm olacağını zanneden genelgede şu ifadeler kullanıldı;

“İcralık duruma düşen işçilerin akıllarının sürekli iş harici konularla meşgul olması sonucu konsantrasyon problemi yaşamalarının muhtemel bulunması nedeniyle işlerini dikkatli yapamama olasılığı bulunmakta, kendilerinin ve yanında çalışanların sağlığı ve iş güvenliği açısından büyük risk oluşturmakta, dolayısıyla iş verimini olumsuz yönde etkilemektedir.

Ayrıca sık sık haciz ve icralık duruma düşen işçilerimizle ilgili kararlara ait dosyaların takibini ve işlemini yürüten personel, muhasebe ve hukuk birimlerimizi yoğun mesai harcamak zorunda bırakıp önemli zaman kaybına neden olmaktadır."


Zor şartlar altında, yüzlerce metre derinlikte çok küçük paralara çalışan işçilerle ilgili bu genelgenin zamanlaması ise ölümcül bir medya kazasıydı.

Ölen işçilerin ailelerinin acıları henüz eskimemişken, bir umut karların üzerinde sevdiklerini beklerken Taş Kömürü Kurumu Genel Müdürü’nün yemeyip içmeyip, maden kazası üstüne medya kazası işlemesi anlaşılır gibi değildi.

İşçilerin verimini artırılmasına (!) ilişkin garip düzenlemenin zamanlaması akıllara “Gündem değiştirmek için yapılan acaip bir hamle mi acaba?” sorusunu düşürdü.


SONUÇ

Türkiye Maden Mühendisleri Odası metan gazı nedeniyle oluşan göçüğün “borçlu işçilerin dalgınlığından” değil, “ihmal”den kaynaklandığının altını çizdi. Taşeron inşaat firmasının da “eksikleri” nedeniyle uyarıldığı anlaşıldı.

Eksikleri nedeniyle uyarılan  taşeron firmanın işe devam etmesine, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, şu twit’i ile parmak bastı;

“Neymiş eksiğin var deyip maden ocaklarına ceza kesmek çözüm değilmiş. Madem eksikleri var onu giderene kadar madeni çalıştırtmayacaksın.”

İhmali kapatma çabasına Vali Bey de başka bir cenahtan girdi.
 
TTK genelgesinin medyaya yansımasının hemen ertesi günü, madende kalan son işçinin cenazesinin çıkarılmasının ardından Zonguldak Valisi Erol Ayyıldız, “Son cenaze de çıktı artık. Şu andan sonra olay hafiflesin diyoruz. Gündeme getirmeyelim” diyerek medyaya ayar çekti.

Sosyal medya da Vali Bey’e iki yıl önce yine Kozlu’da meydana gelen kazada ölenlerin hala toprak altında olduğunu hatırlattı.

Bir hatırlatma da biz yapalım.

Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre Türkiye iş kazaları sonucu ölümlerde dünyada 82 ülke arasında El Salvador ve Cezayir’den sonra üçüncü sırada. Avrupa’da ise birinci.